Beğenilesi Bloglar (Pages)
Görüntüleme Sayısı (Stats)
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ekim 2013 Perşembe
ÇEVRİMİÇİ ÖĞRENİN
Dünyanın 16 farklı ülkesinin 85 üniversitesinden, 20'nin üzeri kategoride 400'den fazla ders alabileceğiniz bu site ile 4 milyondan fazla öğrenme meraklısına katılın. Çevrimiçi eğitim dünyasını keşfedin, kendinizi geliştirin.
5 Mayıs 2009 Salı
TÜRKİYE’DE KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİ SORUNSALI (Education Problem of Female Children in Turkiye)
1-GİRİŞ
Türkiye Cumhuriyeti’ne Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan tek miras borçlar değildi. Borçlardan daha önemli olan ve günümüze kadar yok edilemeyen sorun toplumsal yapıydı. Bu yapı yüzyıllardır süregelen bir “İslam” toplumunun, aydınlanmadan uzak bırakılmış, şeyhlik-ağalık düzenine boyun eğdirilmiş, horlanmış ve sömürülmüş Anadolu insanının önündeki en büyük engeldi. Bu karanlık karşısında yakılan cumhuriyet meşalesi tüm toplumsal yapıyı kökten değiştirmek, Anadolu insanına hak ettikleri yaşam standartlarını sunmak ve kadınlarımızın toplumda hak ettikleri seviyeye ulaşmalarını sağlamak gibi ulvi bir amaçla birçok inkılâbı da beraberinde getirdi. Bu devrimler sonucu önemli kazanımlar edinen Türk kadını yavaş yavaş toplum hayatındaki yerini almaya başladıysa da Atatürk’ün vefatından sonra yeni düzenden hoşlanmayan çevreler dört koldan faaliyete geçtiler ve kadınlarıın önüne birçok engel çıkararak aydınlanma çabalarına ket vurmayı başardılar. Bugün kadınları hala ikinci sınıf vatandaş olarak gören, kadının yerinin evi (veya kocasının dizinin dibi) olduğunu savunan insanlar varsa bizim bu durumdan önemli dersler çıkarmamız gerektiğini düşünerek çalışma konumu kız çocuklarının eğitimi olarak belirledim. Özellikle ülkemizin doğu kesiminde önemli bir problem olan kız çocuklarının eğitimi temellerini ta Osmanlı zamanında bulabileceğimiz bir anlayışın ürünüdür ve kanımızca bir toplumun gelişmişlik seviyesi ile yakından ilgilidir.
Türkiye Cumhuriyeti’ne Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan tek miras borçlar değildi. Borçlardan daha önemli olan ve günümüze kadar yok edilemeyen sorun toplumsal yapıydı. Bu yapı yüzyıllardır süregelen bir “İslam” toplumunun, aydınlanmadan uzak bırakılmış, şeyhlik-ağalık düzenine boyun eğdirilmiş, horlanmış ve sömürülmüş Anadolu insanının önündeki en büyük engeldi. Bu karanlık karşısında yakılan cumhuriyet meşalesi tüm toplumsal yapıyı kökten değiştirmek, Anadolu insanına hak ettikleri yaşam standartlarını sunmak ve kadınlarımızın toplumda hak ettikleri seviyeye ulaşmalarını sağlamak gibi ulvi bir amaçla birçok inkılâbı da beraberinde getirdi. Bu devrimler sonucu önemli kazanımlar edinen Türk kadını yavaş yavaş toplum hayatındaki yerini almaya başladıysa da Atatürk’ün vefatından sonra yeni düzenden hoşlanmayan çevreler dört koldan faaliyete geçtiler ve kadınlarıın önüne birçok engel çıkararak aydınlanma çabalarına ket vurmayı başardılar. Bugün kadınları hala ikinci sınıf vatandaş olarak gören, kadının yerinin evi (veya kocasının dizinin dibi) olduğunu savunan insanlar varsa bizim bu durumdan önemli dersler çıkarmamız gerektiğini düşünerek çalışma konumu kız çocuklarının eğitimi olarak belirledim. Özellikle ülkemizin doğu kesiminde önemli bir problem olan kız çocuklarının eğitimi temellerini ta Osmanlı zamanında bulabileceğimiz bir anlayışın ürünüdür ve kanımızca bir toplumun gelişmişlik seviyesi ile yakından ilgilidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

